Başak Yasemin Arel (Gündemin Rotası) / Haksızlık karşısında suskunluk - Gazetem Çeşme Yerel Siyasi Ticari Gazete

Başak Yasemin Arel (Gündemin Rotası) / Haksızlık karşısında suskunluk

   Haksızlık karşısında suskunluk  26.1.2016 Başak Yasemin Arel (Gündemin Rotası)
Başak Yasemin Arel (Gündemin Rotası)
Diğer Yazıları

Haksızlık karşısında suskunluk
 Anayasa, devletin toprak parçası üzerinde yaşayan her bireyi eşitlik temelinde koruma altına alır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın belki de en vurucu öğesi eşitlik ilkesidir. Yasalar karşısında her birey eşittir.

Her insan, doğasında adalet duygusunu barındırır. Bu duygusunu yitirmiş bir insan, esasen insanlığını yitirmiştir. Anayasalar; vicdanlarındaki adalet duygusunu yitirmemiş geniş insan kitlelerinin güçlülere, ezenlere başkaldırıları sonucunda ortaya çıkmış kurallar bütünü olup, ezenlerin ezilenlere bahşettikleri haklar değildir. Dolayısıyla; çok kanlı mücadeleler sonucunda insanlığın kazanımı olan bu evrensel kurallar bütünü tarihten emanet alınan bir mirastır ve insanlık bu evrensel değerlere sımsıkı sarılmalıdır. Bu tarihsel mirası korumak, insanlığın gelecek kuşaklara olan borcudur.

Yasalar karşısında herkes eşittir. İnsanlar öncelikle bunu bilinçlerine kazımalıdır. Yasaların din, dil, ırk, sınıf vs hiçbir fark gözetmeksizin herkes için aynı sonuçlar içerdiğini her birey özümsemelidir. Bunu benimseyememiş insanlar kendi benliklerinden uzaklaşmışlardır. İnsanlar; vicdanlarının bir köşesinde yer alan adalet duygusunu asla yitirmemeliler. Haksızlık karşısında tepkisiz olmamalılar, vicdanlarından yükselen çığlığı içlerinde bastırmak yerine diliyle haykırmayı şiar edinmeliler. Vicdanlarının sesine rağmen dilleri susanlara Hz. Muhammed “haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” demektedir. Haksızlığa susmamalı, en önemlisi de hukuksuzdan korkmamalı!En önemli toplumsal hastalıklardan birisidir, güçten, güçlüden korkmak.Anayasaların eşitlik ilkesine rağmen korkarız güçlülerden.Yasaların hep güçlülerden yana olduğunu zannederiz ve korkarız.hep bu korkudur aslında adaletsizliklerin, hukuksuzlukların asıl sebebi.İnsanlar korktukça, sessiz, tepkisiz kaldıkça, güçlüler kendi hukukunu yaratacaktır.

Yapılan haksızlığa susmak suçun bir parçası..Suskunluğumuz bilindiği için haksızlık yapılıyor.Haksızlık yapan eğer susulmayacağını bilse idi bu haksızlığa cüret edebilir miydi?Eğer ki susuyorsak; haksızlık yapanın arkasından konuşmaya, mahkemelere, yargıçlara, dil uzatmaya hakkımız da olamaz.

Zengin biri geliyor, hiçbir gerekçesi yokken, keyfince bir başkasını vuruyor! 

 “ama şimdi bu adam çok zengin” diye savunma yapılabilir mi?

Bir suçun savunması için suç işleyen kimsenin kişisel serveti bahane gösterilebilir mi? Ya da makamı? Kanun, Konumu veya yetkisi ile, güçlü bir kişinin diğerlerine “haksızlık” yapabilmesine izin verir mi?

Aynı prensiple, zengin ve güçlü kimselerin, yetki sahiplerinin, varlıklarını herhangi bir konuda kötüye kullanmaları, yasak olanda, suç diye tanımlananda ısrarcı olmaları da kabul edilemez!

İmar ve çevre kanunları, kişilerin etiketlerine veya banka hesap cüzdanlarına göre dizayn edilmemiştir. Çevre, doğa insanlığın ortak değeri olup, bütün insanlık çevreyi, doğayı korumak zorunda, gelecek nesillere en temiz şekilde teslim etmek zorundadır. Çevrenin korunması uluslar arası antlaşmalar ve Anayasalarla güvence altına alınmış ve bireylere ödev olarak yüklenmiştir.

Çevre mevzuatı da; diğer insani değerlerin korunmasını esas alan mevzuat gibi; fakir-zengin- güçlü zayıf ayrımı yapmaksızın tüm bireylere eşit uygulanmak zorundadır.

Herkesin bileceği, anlayacağı şekilde göz önünde, imar suçu işleyen bir kimsenin, o kişi çok zengin! O nedenle yapabilir şeklinde savunulması akıl dışıdır.
 
Bu savunma içerik itibariyle; o kişinin istediği zaman istediği yerde adam vurma hakkı, çalma hakkı, tecavüz etme hakkı, gasp hakkını da ihtiva eden bir anlam taşımaktadır.

Ne yapabiliriz ki? Adam çok güçlü(!) demek de savunma değildir.

Bir suçu bilmek ve o suça kayıtsız kalmak, aslında suçun bir parçası olmaktır.

Diyebilirsiniz ki, çok uğraştık! Adalet aradık, fakat başarılı olamadık! Bu asla haksızlığa suskun kalmanın bir bahanesi olmamalıdır. Daha fazla mücadele etmeli, mücadeleden yılmamalıdır.kendi enerjimizi yitirmiş isek genç kuşakları bu mücadeleye yönlendirmeli ama asla bu bayrağı yere indirmemelidir.

Yaşadığımız çevreyi, toplumumuzu, ülkemizi ilgilendiren her sorun, bireyler olarak her birimizin de sorunudur.

Tüm hataları düzeltin, her suçu tespit edin, toplum veya çevre polisliğine soyunun demiyoruz. Peygamber efendimizin dediği gibi; “haksızlığı elinizle düzeltin, yapamıyorsanız dilinizle söyleyin, onu da yapamıyorsanız kalbinizle buğzedin”.Ama asla haksızlığı meşru görmeyin, vicdanlarınızı rahatlatmak için bahanelere sığınmayın.

ATATÜRK, Türkiye Cumhuriyetini, Vatan topraklarını, istikbalini, herhangi bir gruba, kişiye veya makama teslim etmemişti. Türk Gençliği'nin, her bir karışı kanla kazanılmış Vatan topraklarının Kutsallığına sahip çıkması, omuzlarındaki sorumluluğun şuuruna varması gerekmektedir. Bu yolculuk uzun meşakkatli, onurlu bir VAROLMA sürecidir ve her Türk Genci, ülkemizi, toplumu ve tabiatımızı ilgilendiren her yanlıştan, adil hukuk düzeni çerçevesinde, şahsına vazife çıkarmalıdır.  











Puan             : 0,8 / 6 Oy
Bu Habere Puan Verin: 0 1 2 3 4 5
 
 

Yazarın Tüm Yazıları

Sıra No Yazı Başlık Yazı Tarih Toplam Okunma Görüntüle
1 HAFRİYAT FENOMENİ 16.2.2016 7248
2 SÖZ AĞIZDAN ÇIKANA KADAR 5.2.2016 1617
3 CHP DEKİ DEĞİŞİM RÜZGARLARI 2.2.2016 1570
4 Haksızlık karşısında suskunluk 26.1.2016 1583
5 İZMİR-SİZ EGE,,, EGE-SİZ TÜRKİYE OLMAZ! 22.12.2015 1832
6 PORT VİLLALARI NEDEN YAPILAMAZ? 17.11.2015 1914
7 REZİDANS 27.10.2015 2881
8 Yoktan Var olan ve aslına ru'cu etmek üzere olan Şehir, ALAÇATI 20.10.2015 1775
9 Hazırlık Yapılıyor mu? 13.10.2015 1668
10 SÖRF ÖLMESİN! “DİYE DİYE” SÖRF NASIL ÖDÜRÜLÜR! 22.9.2015 5398
11 Canım isterse Sit'tir!? 15.9.2015 1827
12 KALEM BURNUNUN İLGİNÇ TARİHÇESİ 1.9.2015 2955
13 TEK YÖN OLMADI 28.8.2015 1924
14 VATİZDİZ REZİDANS İŞİ? 18.8.2015 2001
15 YİNE RES! 14.8.2015 1968
16 Tüm Merkez TEK YÖN… Şikayet var! 7.8.2015 5442
17 Plaj kavgası 6.8.2015 2024
18 Sanremo mu? Çeşme mi? 4.8.2015 2039
19 Şantiye Bilmecesi 28.7.2015 3054
20 RASTGELE! 24.7.2015 3125
21 Engellilere özel “ENGELSİZ PLAJIMIZA” ne oldu? 14.7.2015 9489
22 BETON- ÇEVRE ve İmar Kirliliği 10.7.2015 2493
23 Sözün Özü 7.7.2015 2358
24 Çeşmenin Tarihi değirmenleri neden restore edilemiyor? 3.7.2015 2199
25 TERMAL FENOMENİ 2 26.6.2015 2305
26 TERMAL FENOMENİ 23.6.2015 2084
27 Tır'ların Çeşmemizde işi ne? 19.6.2015 1713
28 Kask'ın da son kullanım tarihi var! 16.6.2015 1945
29 Karadağ üzerinde sıra sıra ROMA TERASLARI yeterince SİT’i hak etmiyor mu? 9.6.2015 1741
30 Nerde çokluk orda demokrasi, 2.6.2015 2111
31 Konteyner taşımacılığının, turizm ilçesine katkısı nedir? 26.5.2015 1633
32 “BUTİK TARZDA” TURİZMCİLİK NE DEMEK? 22.5.2015 3205
33 “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur,, 19.5.2015 10065
34 Nedir Bayraklıyla alıp veremediğiniz? 15.5.2015 1674
35 Çeşme “kentsel dönüşüm” ihtiyacı çok yakında kapımızı çalabilir 12.5.2015 10647
36 Dolgu 3 kat zemin üzerine 5 kat olgusu.. İzmir’de ‘Kentsel dönüşüm’, ‘Otopark’.. 8.5.2015 6980
37 ÇÖP FENOMENİ!!! 4.5.2015 2068
38 Çeşme Kent Merkezi ne zaman ve ne şekilde inşa edilecek? 21.4.2015 2010
Bu Alana Reklam Verin
Reklam Metin 1
Reklam Metin 2
Reklam Metin 3
sayfa_goster.asp?sayfa_id=12
Döviz Bilgileri
Hava Durumu