Başak Yasemin Arel (Gündemin Rotası) / Yoktan Var olan ve aslına rucu etmek üzere olan Şehir, ALAÇATI - Gazetem Çeşme Yerel Siyasi Ticari Gazete

Başak Yasemin Arel (Gündemin Rotası) / Yoktan Var olan ve aslına rucu etmek üzere olan Şehir, ALAÇATI

   Yoktan Var olan ve aslına ru'cu etmek üzere olan Şehir, ALAÇATI  20.10.2015 Başak Yasemin Arel (Gündemin Rotası)
Başak Yasemin Arel (Gündemin Rotası)
Diğer Yazıları

Yoktan Var olan ve aslına ru'cu etmek üzere olan Şehir, ALAÇATI

Çeşme' nin yakın tarih sayfalarına girdiği ilk vak'a,  bilinen adıyla Şantiye evleri. “Yazlık” denilen bir algı dahi oluşmamışken, başlayan sayfiye inşaatları, ILICA'yı, yeni gelişen Türkiye tarihinde bir anda öne çıkarıyor. Ardından Şifne'de Merhum Halis Temel'in Termal Suyun hikmetine verdiği emek ve Paşalimanı'nda bir başına yaptığı ağaçlandırma seferberliği. Daha sonraları, en büyük Turizm Oteli yatırımları ile yine ILICA Türkiye gündeminde. Derken… Disko 9.5.. Ahmet San! Ve festivallerin markalaştırdığı Çeşme bir anda dünya gündeminde.

Rüzgar Sörfü. Karavanlı Turistler, 1960 larda başlayan bu tutku sporuna yeni ve benzersiz bir adres bulmuşlar; Alaçatı! Çeşme Ilıca'nın kaldıracı ile günden güne gelişir ve büyürken, kendi halinde sessiz sedasız markalaşan Rüzgar Sörfü sevdası, Alaçatı'yı belki de o gün için kimsenin hayal edemeyeceği günlere taşıyor. Çeşme büyüyor fakat Alaçatı Markalaşıyor!

Devlet Planlaması olmaksızın, bu kadar çabuk kabuk değiştiren bir kent yapılanmasının belki de emsali yoktu. Sörf tutkusu, öncelikle İstanbul, Türkiye'nin diğer şehirleri ve hemen arkasından “ev alma serbestisi gelir gelmez” yabancıları, burada ev sahibi olmaya itmişti. Hemen yakın bir zaman zarfında, dönülüp bakılmayan köy merkezi içerisinde, tarihi- viran evler apar topar el değiştirdi. Restorasyon çalışmaları, adeta güzellik yarışına döndü. Yıkıntıların, küllerin içinden namzet bir yaşam alanı oluşturuldu. 

Ne var ki, Sörf 'ün kaldıracını, Cazibe Merkezi olabilmek için kullanan Alaçatı Sörf'ten çok çabuk vazgeçti. Benzeri dünyada az bulunduğu için belki de paha biçilmez bir doğa harikası olan Çark plajına bir Mendirek kondurularak, Marinacılık sektörüne yatırım yapılması tercih edildi.

İzin ve onay süreci yıllar süren, Türkiye turizminde önemli eksiklerimiz arasındaki Marinacılık kendisine elbet ki uygun yatırım alanları bulmalı ve gelişmelidir! Ne var ki, Çark Plajı bu yatırım için her açıdan, son derece hatalı bir koordinattır. Bununla beraber tüm uyarılara ve itirazlara rağmen başlayan Alaçatı PORT evleri Rüzgar Sörfünden vazgeçilmiş olduğunun açık göstergesi olmuştur. 

Alaçatı Port Villaları, oluşturulan yeni bir sahil kenti tasarımı olması nedeniyle belki de bir şekilde ve başka bir yerde olması gereken bir tasarım harikasıydı. Fakat öncelikle mevcut yasalarımız bu ve benzeri yapılaşmalara müsaade etmiyordu. Bölge Sit bölgesiydi. Bataklık alanlar Ekolojik sistemde göç yolları üzerinde ve deniz dibi habitatında AKCİĞER'ler olarak kabul edilir. Çevre Etkilerini Değerlendirme (ÇED) Mevzuatında öncelikle korunması gereken alanlardır. Bölgeye belli bir yoğunlukta turistik yatırımlar yapılmasına müsaade edilmişti ancak, ortaya çıkan tüm yapılaşmalar ne imar kanunu, ne kıyı kenar, ne de SİT mevzuatı açısından uygun değildi. Yine de RANT tutkusu, SÖRF tutkusunu bastıracak ölçüde üstün gelmişti.

PORT Çevresi arazilerde yapılaşma izni çıkmıyor, %5 anayasal hak olan mesken yapabilmek dahi söz konusu edilmiyorken, kıyıda arazisi olanlar için PORT villaları emsal olamıyorken, 40 yıl hatta 50 evvel yapılmış evler dahi, kıyı kenar kanununa muhalif olduğu gerekçesiyle Urla,  Seferihisar, Karaburun, Çeşme Altı gibi sahil şeritlerinde yıkılıyorken;  PORT inşaatları Sörf sevdalılarının tüm çığlıklarını bastırma pahasına sürdürülmeye devam etti.

Termalin çarçur edildiği,  jeotermal enerjinin değerlendirilmediği, Yabancılar turizmine, kaliteli üst düzey turizm hareketine hiçbir yatırım yapılmamaya özen gösterildiği, hiçbir alanda uygulama imar planlarının nazım imar planlarının tamamlanmadığı, 1/ 5000 ve 1/1000 lik imar planlarının olmadığı ve turizme açılmadığı hektarlarca alandan söz ediyoruz.  Tarih miraslarının ısrarla restore edilmediği hatta yok edilmeye uğraşıldığı,  Yel değirmenlerinin restore edilmeyip yok olmaya terk edildiği, ağaçların villa yapımları için katledildiği yerden söz ediyoruz.  Çöplerin sit bölgelerinde depolanıp yakıldığı, bir türlü Üniversite yatırımının getirilemediği, hava alanı projesinin yarım kaldığı, dalış turizminin günden güne öldürüldüğü bölgemizde, aslında tek gelişen YAZLIKÇILIK - DÖNEMSEL MARKETÇİLİK ve DÖNEMSEL DİSKOTEKÇİLİK olgusu olarak şekillenmekteydi. İmara açılan, yasalar esnetilip- eğilip- bükülebilen ve kılıfına uydurulabilen alanlarda arazi fiyatları astronomik oranlarda katlanarak büyümekteydi. Ve ne SÖRF ne ÇEVRE DUYARLILIĞI ne de AĞAÇ SEVGİSİ bu iştahın önüne geçemezdi.

Marinalarımızın yanlış yerlerde ve ölçekte yapılmış oldukları aşikârdır. CEP MARİNALARI diye tabir edilebilecek mevcutların tamamı %100 ün üzerinde doludur! Bu nasıl olur demeyin. Seyahate çıkan teknelerin yerine “geçici konaklamalar” bağlanabiliyor ve bu “kapasite üstü” çalışmak anlamına geliyor. Türkiye'nin tamamında olduğu gibi açıkça bölgemizde Mega-Marinalara ihtiyacımız olduğu ortadadır. Doğru alanlar belirlenmek suretiyle Marinacılık önümüzdeki yüzyılın en hızlı gelişen turizm sektörlerinden biri olacaktır. 

Ne yazık ki, hiç olmayacak yerde, kanun ve mevzuatlara aykırı olmak kaydıyla Marina yapımına ön ayak olunması vesilesi ile ALAÇATI RÜZGAR SÖRFÜ yok edilmiştir.

Şimdi çeşitli noktalarda, eski köyün tarihi dokusu ortasında yavaş yavaş Nazım İmar Planı değişiklikleri talepleri gündeme getirilmekte ve KENTSEL SİT kapsamından çıkarılmaya çabalanmaktadır. Bu talepler, katlı- kütlesel yapılaşmanın yavaşça Köy Merkezinde suret bulacağı anlamına geliyor. PORT emsal bozan tavrıyla büyümeye, hakimiyetini yaymaya, hatalı lokasyonunda Marina'nın genişletileceği söylentileri duyulmaya devam ediyor.

Yine de bir daha asla Alaçatı benzeri bir tabiat varlığınız olmayacak! Sevgiyle inşa edilen Eski Köy büyüsünü kaybedecek. Sörfün coşkusu çoktan yok olmaya yüz tuttu. Çok geçmeden artık Cazibesi olmayan bir beton yığınından fazlası kalmayacak! Canları istediklerinde kapılarını açtıkları ve tüm yıl kaderine terk ettikleri, sadece YAZLIK kullandıkları sevimsiz bir şehir olmaya doğru adım adım ilerliyoruz…











Puan             : 1,9 / 8 Oy
Bu Habere Puan Verin: 0 1 2 3 4 5
 
 

Yazarın Tüm Yazıları

Sıra No Yazı Başlık Yazı Tarih Toplam Okunma Görüntüle
1 HAFRİYAT FENOMENİ 16.2.2016 7248
2 SÖZ AĞIZDAN ÇIKANA KADAR 5.2.2016 1617
3 CHP DEKİ DEĞİŞİM RÜZGARLARI 2.2.2016 1570
4 Haksızlık karşısında suskunluk 26.1.2016 1583
5 İZMİR-SİZ EGE,,, EGE-SİZ TÜRKİYE OLMAZ! 22.12.2015 1832
6 PORT VİLLALARI NEDEN YAPILAMAZ? 17.11.2015 1914
7 REZİDANS 27.10.2015 2882
8 Yoktan Var olan ve aslına ru'cu etmek üzere olan Şehir, ALAÇATI 20.10.2015 1776
9 Hazırlık Yapılıyor mu? 13.10.2015 1668
10 SÖRF ÖLMESİN! “DİYE DİYE” SÖRF NASIL ÖDÜRÜLÜR! 22.9.2015 5398
11 Canım isterse Sit'tir!? 15.9.2015 1827
12 KALEM BURNUNUN İLGİNÇ TARİHÇESİ 1.9.2015 2955
13 TEK YÖN OLMADI 28.8.2015 1924
14 VATİZDİZ REZİDANS İŞİ? 18.8.2015 2001
15 YİNE RES! 14.8.2015 1969
16 Tüm Merkez TEK YÖN… Şikayet var! 7.8.2015 5442
17 Plaj kavgası 6.8.2015 2024
18 Sanremo mu? Çeşme mi? 4.8.2015 2039
19 Şantiye Bilmecesi 28.7.2015 3054
20 RASTGELE! 24.7.2015 3126
21 Engellilere özel “ENGELSİZ PLAJIMIZA” ne oldu? 14.7.2015 9490
22 BETON- ÇEVRE ve İmar Kirliliği 10.7.2015 2493
23 Sözün Özü 7.7.2015 2358
24 Çeşmenin Tarihi değirmenleri neden restore edilemiyor? 3.7.2015 2199
25 TERMAL FENOMENİ 2 26.6.2015 2305
26 TERMAL FENOMENİ 23.6.2015 2084
27 Tır'ların Çeşmemizde işi ne? 19.6.2015 1713
28 Kask'ın da son kullanım tarihi var! 16.6.2015 1945
29 Karadağ üzerinde sıra sıra ROMA TERASLARI yeterince SİT’i hak etmiyor mu? 9.6.2015 1741
30 Nerde çokluk orda demokrasi, 2.6.2015 2111
31 Konteyner taşımacılığının, turizm ilçesine katkısı nedir? 26.5.2015 1633
32 “BUTİK TARZDA” TURİZMCİLİK NE DEMEK? 22.5.2015 3205
33 “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur,, 19.5.2015 10065
34 Nedir Bayraklıyla alıp veremediğiniz? 15.5.2015 1674
35 Çeşme “kentsel dönüşüm” ihtiyacı çok yakında kapımızı çalabilir 12.5.2015 10647
36 Dolgu 3 kat zemin üzerine 5 kat olgusu.. İzmir’de ‘Kentsel dönüşüm’, ‘Otopark’.. 8.5.2015 6980
37 ÇÖP FENOMENİ!!! 4.5.2015 2068
38 Çeşme Kent Merkezi ne zaman ve ne şekilde inşa edilecek? 21.4.2015 2010
Bu Alana Reklam Verin
Döviz Bilgileri
Hava Durumu